“Evde çalışan kişinin İş Kanunu hakkı yok mu?” sorusu, ev hizmetleri alanındaki en kritik ve en fazla yanlış cevaplanan sorulardan biridir.
Kısa cevap: 4857 sayılı İş Kanunu, ev hizmetlerini kapsam dışında bırakır. Fakat bu cümleyi tek başına kullanmak yanıltıcıdır. Çünkü kapsam dışı olmak, çalışma ilişkisinin hukuken korumasız olduğu anlamına gelmez.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 4'üncü maddesinde Kanun'un uygulanmayacağı işler arasında “ev hizmetleri” sayılır.
Bu nedenle saf ev hizmetlerinde İş Kanunu'nda düzenlenen bazı klasik haklar otomatik şekilde uygulanmaz. Örneğin haftalık 45 saat, İş Kanunu'na özgü yıllık izin süreleri veya İş Kanunu'ndaki ihbar süreleri doğrudan kopyalanmamalıdır.
Bunun yerine tarafların hizmet ilişkisi, başta 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu olmak üzere ilgili mevzuata göre değerlendirilir.
Hayır.
Hukuki değerlendirme işin nerede yapıldığı kadar işin niteliğine de bakar. Bir kişinin doğrudan bir hanede temizlik, yemek, bakım veya günlük yaşam desteği vermesi ile bir şirketin çalışanı olarak farklı müşterilerin evlerine gönderilmesi aynı yapı değildir.
Bu yüzden şu örnekleri ayırmak gerekir:
Hepsi ev ortamında bulunabilir ama hukuki statüleri aynı olmayabilir.
Türk Borçlar Kanunu'nun genel hizmet sözleşmesine ilişkin hükümleri ev hizmetlerinde merkezi öneme sahiptir.
Bu hükümler arasında:
yer alır.
Bu nedenle “İş Kanunu dışı = hak yok” eşitliği yanlıştır.
İş Kanunu'na tabi çalışanlarda haftalık çalışma süresi bakımından 45 saatlik temel düzen bilinir. Saf ev hizmetinde bu hükmü otomatik uygulamak doğru değildir.
Bu nedenle ev hizmeti sözleşmesinde:
olabildiğince açık yazılmalıdır.
Özellikle yatılı bakım işlerinde “evde bulunmak” ile “çalışmak” aynı şey değildir. Bu ayrım yazılı kurulmadığında tarafların beklentileri hızla çatışabilir.
İş Kanunu kapsamı dışında olmak, yıllık izin olmadığı anlamına gelmez.
Türk Borçlar Kanunu m.422, en az bir yıl çalışmış işçiye yılda en az iki hafta ücretli yıllık izin verilmesini; 18 yaşından küçük veya 50 yaşından büyük işçide bu sürenin en az üç hafta olmasını düzenler.
Dolayısıyla saf ev hizmetlerinde izin hesabı yapılırken “İş Kanunu'ndaki 14-20-26 günlük tabloyu” doğrudan kullanmak yerine TBK hükümlerine bakmak gerekir.
İş Kanunu kapsamındaki ihbar süreleri ile TBK m.432'deki süreler birebir aynı değildir.
TBK'ya göre belirsiz süreli hizmet sözleşmesinde:
bildirim süresi öngörülür.
Bu nedenle ev hizmetlerinde fesih yapılırken sırf internette çok görülen “2-4-6-8 hafta” tablosunu kullanmak hatalı sonuç doğurabilir.
Bir kişinin İş Kanunu kapsamı dışında olması, SGK kapsamında olmadığı anlamına gelmez.
5510 sayılı Kanun'un Ek 9'uncu maddesi ev hizmetlerinde çalışanlar için özel bir sosyal güvenlik sistemi kurar. Aynı işveren yanında çalışma gün sayısının 10'un altında veya üzerinde olması sigorta rejimini değiştirir.
Bu nedenle hukuki analiz iki ayrı sütunla yapılmalıdır:
| Başlık | Bakılacak temel düzenleme |
|---|---|
| Hizmet sözleşmesi ve özel hukuk hakları | Türk Borçlar Kanunu |
| Sosyal güvenlik | 5510 sayılı Kanun Ek 9 |
| İş Kanunu kapsamı | 4857 sayılı Kanun m.4 |
| İş sağlığı ve güvenliği | 6331 istisnası + TBK m.417 |
Şu durumlarda ilişkinin niteliğini profesyonel olarak değerlendirmek özellikle önemlidir:
Ev hizmetlerinin İş Kanunu kapsamı dışında olması gerçektir; fakat bu tek cümleyle bütün haklar açıklanamaz. Ev hizmetlerinde doğru yaklaşım, İş Kanunu istisnasını, Türk Borçlar Kanunu'ndaki hizmet sözleşmesi haklarını ve SGK Ek 9 sistemini birlikte okumaktır.
Son gözden geçirme: 14 Eylül 2026.