Giriş Yap
← Blog listesine dön
14 Eylül 2026

Ev Hizmetlerinde Çalışanlar İş Kanunu Kapsamında mı?

4857 sayılı İş Kanunu ev hizmetlerini kapsam dışında bırakır. Ancak bunun ne anlama geldiği ve hangi durumlarda farklı sonuç çıkabileceği işin gerçek niteliğine göre değerlendirilmelidir.

Ev Hizmetlerinde Çalışanlar İş Kanunu Kapsamında mı?

“Evde çalışan kişinin İş Kanunu hakkı yok mu?” sorusu, ev hizmetleri alanındaki en kritik ve en fazla yanlış cevaplanan sorulardan biridir.

Kısa cevap: 4857 sayılı İş Kanunu, ev hizmetlerini kapsam dışında bırakır. Fakat bu cümleyi tek başına kullanmak yanıltıcıdır. Çünkü kapsam dışı olmak, çalışma ilişkisinin hukuken korumasız olduğu anlamına gelmez.

Resmî düzenleme ne söylüyor?

4857 sayılı İş Kanunu'nun 4'üncü maddesinde Kanun'un uygulanmayacağı işler arasında “ev hizmetleri” sayılır.

Bu nedenle saf ev hizmetlerinde İş Kanunu'nda düzenlenen bazı klasik haklar otomatik şekilde uygulanmaz. Örneğin haftalık 45 saat, İş Kanunu'na özgü yıllık izin süreleri veya İş Kanunu'ndaki ihbar süreleri doğrudan kopyalanmamalıdır.

Bunun yerine tarafların hizmet ilişkisi, başta 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu olmak üzere ilgili mevzuata göre değerlendirilir.

“Evde yapılan her iş” ev hizmeti midir?

Hayır.

Hukuki değerlendirme işin nerede yapıldığı kadar işin niteliğine de bakar. Bir kişinin doğrudan bir hanede temizlik, yemek, bakım veya günlük yaşam desteği vermesi ile bir şirketin çalışanı olarak farklı müşterilerin evlerine gönderilmesi aynı yapı değildir.

Bu yüzden şu örnekleri ayırmak gerekir:

  • Bir aileyle doğrudan anlaşarak haftada üç gün ev temizliği yapan kişi,
  • Bir profesyonel temizlik şirketinde bordrolu çalışıp müşterilere gönderilen personel,
  • Bir bakım kuruluşunun çalışanı olup belirli eve hizmete giden kişi,
  • Bir hane tarafından doğrudan çalıştırılan çocuk bakıcısı.

Hepsi ev ortamında bulunabilir ama hukuki statüleri aynı olmayabilir.

İş Kanunu uygulanmıyorsa ne uygulanır?

Türk Borçlar Kanunu'nun genel hizmet sözleşmesine ilişkin hükümleri ev hizmetlerinde merkezi öneme sahiptir.

Bu hükümler arasında:

  • ücret,
  • fazla çalışma,
  • işçinin kişiliğinin korunması,
  • haftalık tatil,
  • yıllık izin,
  • fesih bildirim süreleri,
  • haklı nedenle fesih,
  • haksız fesih sonuçları

yer alır.

Bu nedenle “İş Kanunu dışı = hak yok” eşitliği yanlıştır.

Çalışma süresi konusu neden karışıyor?

İş Kanunu'na tabi çalışanlarda haftalık çalışma süresi bakımından 45 saatlik temel düzen bilinir. Saf ev hizmetinde bu hükmü otomatik uygulamak doğru değildir.

Bu nedenle ev hizmeti sözleşmesinde:

  • işe başlama ve bitiş saatleri,
  • haftalık çalışma günleri,
  • mola/dinlenme düzeni,
  • gece çalışma varsa bunun sınırları,
  • ek saatlerin ücreti

olabildiğince açık yazılmalıdır.

Özellikle yatılı bakım işlerinde “evde bulunmak” ile “çalışmak” aynı şey değildir. Bu ayrım yazılı kurulmadığında tarafların beklentileri hızla çatışabilir.

İzin konusunda da aynı hata yapılıyor

İş Kanunu kapsamı dışında olmak, yıllık izin olmadığı anlamına gelmez.

Türk Borçlar Kanunu m.422, en az bir yıl çalışmış işçiye yılda en az iki hafta ücretli yıllık izin verilmesini; 18 yaşından küçük veya 50 yaşından büyük işçide bu sürenin en az üç hafta olmasını düzenler.

Dolayısıyla saf ev hizmetlerinde izin hesabı yapılırken “İş Kanunu'ndaki 14-20-26 günlük tabloyu” doğrudan kullanmak yerine TBK hükümlerine bakmak gerekir.

Fesihte de farklı süreler olabilir

İş Kanunu kapsamındaki ihbar süreleri ile TBK m.432'deki süreler birebir aynı değildir.

TBK'ya göre belirsiz süreli hizmet sözleşmesinde:

  • hizmet süresi bir yıla kadarsa iki hafta,
  • bir yıldan beş yıla kadarsa dört hafta,
  • beş yıldan fazlaysa altı hafta

bildirim süresi öngörülür.

Bu nedenle ev hizmetlerinde fesih yapılırken sırf internette çok görülen “2-4-6-8 hafta” tablosunu kullanmak hatalı sonuç doğurabilir.

SGK açısından durum tamamen ayrı

Bir kişinin İş Kanunu kapsamı dışında olması, SGK kapsamında olmadığı anlamına gelmez.

5510 sayılı Kanun'un Ek 9'uncu maddesi ev hizmetlerinde çalışanlar için özel bir sosyal güvenlik sistemi kurar. Aynı işveren yanında çalışma gün sayısının 10'un altında veya üzerinde olması sigorta rejimini değiştirir.

Bu nedenle hukuki analiz iki ayrı sütunla yapılmalıdır:

BaşlıkBakılacak temel düzenleme
Hizmet sözleşmesi ve özel hukuk haklarıTürk Borçlar Kanunu
Sosyal güvenlik5510 sayılı Kanun Ek 9
İş Kanunu kapsamı4857 sayılı Kanun m.4
İş sağlığı ve güvenliği6331 istisnası + TBK m.417

Sık yapılan yanlışlar

“Evde çalışıyorsa İş Kanunu kesin uygulanmaz”

“İş Kanunu uygulanmıyorsa yıllık izin yok”

“İş Kanunu yoksa sigorta da yok”

“Ev hizmetlerinde işverenin güvenlik sorumluluğu yok”

Hangi durumda uzman görüşü alınmalı?

Şu durumlarda ilişkinin niteliğini profesyonel olarak değerlendirmek özellikle önemlidir:

  • çalışan bir şirket üzerinden geliyorsa,
  • aynı kişi hem ev işi hem işletme işi yapıyorsa,
  • yatılı ve uzun süreli çalışma varsa,
  • bakım işi tıbbi işlemlerle karışıyorsa,
  • fesih ve tazminat uyuşmazlığı yaşanıyorsa,
  • geçmiş dönem SGK bildirimi eksikse.

Sonuç

Ev hizmetlerinin İş Kanunu kapsamı dışında olması gerçektir; fakat bu tek cümleyle bütün haklar açıklanamaz. Ev hizmetlerinde doğru yaklaşım, İş Kanunu istisnasını, Türk Borçlar Kanunu'ndaki hizmet sözleşmesi haklarını ve SGK Ek 9 sistemini birlikte okumaktır.

Son gözden geçirme: 14 Eylül 2026.

Resmî kaynaklar